Bumerang

21 Ocak 2014 Salı

TEBRİZ ve ÇEVRESİNİ GEZELİM


Biliyorum, oradan bakınca İran’da dolaşmak size pek cazip gelmiyor. Rejimle ilgili duyduklarınızdan dolayı çekiniyorsunuz. Yeterli cesaretiniz ve biraz da paranız varsa, rejimin en hoşgörülü örneklerinin yaşandığı İran’a gitmenizi tavsiye ederim. İçimizdeki “doğulu” kültürünü burada yakından tanıma fırsatı bulacaksınız. Belki de hiç tanımadığınız bu yönünüzün farkına varacak, hem de ülkeyi gezip insanlarını, kültürünü keşfedeceksiniz. Ben de size elimde geldiğince, burada yaşadığım süre boyunca gezdiğim yerleri tanıtacağım. Yeni yerleri gezdikçe, başka yazılarla da desteklerim.

Şu anda Türkiye sınırına sadece 320 km uzaklıkta bulunan Tebriz kentindeyim. Tahran’a olan uzaklığı 624km. 

Tarihi oldukça eskilere dayanıyor. Arkeolojik kazılara göre, beş bin yıllık köklü bir geçmişi var. 642 yılında İslamcı güçler ele geçiriyor. Hayret ettim ki, Moğol işgalinde yıkılmıyor. O dönem için şanslı bir kentmiş. Sonra Safeviler geliyor. O dönem bir süre başkent oluyor. Safeviler’in ardından Kaçarlar işgal ediyorlar. Tebriz yine başkent. Osmanlıların ve Rusların akınlarına uğruyor uzun bir süre.

Son yüz yıl içinde de İran tarihinde önemli roller üstleniyor. 1906’da meşrutiyetin ilanında, 1950 petrolün millileştirilmesi ve 1978’den itibaren de Devrim sürecinde hep göz önünde. Şu anda da İran’da yaşayan 18 milyon Türk Azeri için kültürel ve ekonomik bir başkent.

Ankara’dan Iğdır’a uçakla gelip, Gürbulak sınır kapısına dolmuşlarla ulaşabilirsiniz. Otobüslerle Bazargan, Maku üzerinden Tebriz’e gelirsiniz. Bu en ucuz seçenek. Bazargan’dan Tebriz’e taksiyle de gelebilirsiniz. Otobüsten biraz pahalı ama Türkiye koşullarına göre oldukça ucuz. En fazla 70 bin tümen. Yani aşağı yukarı 50 Tl. Benzin fiyatlarının çok ucuz olduğunu tekrar hatırlatayım. Kendi arabanızla gelirseniz de TC plakayla hiçbir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Koca depoyu 30Tl’ya dolduruyorsunuz. Ama arabayla giriş için yapmanız gereken bir takım resmi işler var. Triptik belgesi olmadan giremezsiniz. Yurt dışı çıkış harcınızı da herhangi bir bankaya yatırabilirsiniz. (15tl) Onları ihmal etmeyin.

Tebriz şehir haritası


Daha önceki yazılarda, gezerken dil konusunda sıkıntı çekmeyeceğinizi söylemiştim. Dikkatli dinlerseniz, oldukça iyi anlaşırsınız. Yolu kaybederim, bulamam endişesine düşmeyin.

Tebriz içinde taksi ücretleri en uzak mesafe 5000 tümen, yakın mesafe ise 2000 tümen. Bir yerden bir yere giderken eğer tek başınıza binecekseniz mutlaka pazarlık yapın. Bir de taksi dolmuşlar var. O taksiye tek kişi bineceğim derseniz buna derbest deniyor. Derbest binerseniz, en fazla 6000 tümen verirsiniz. Otobüslerde bile bayanların arka tarafta olduğu bir ülkede, taksi dolmuşlarda kadınlı erkekli dip dibe yolculuklara oldukça şaşıracaksınız.




İklimi her yerde Erzurum’a benzetilmiş. Ama Ankara’dan gelmiş biri olarak diyebilirim ki, Ankara’dan daha ılıman bir iklime sahip. Gece gündüz ısı farkını hesaba katın ve ona göre giyinin.  

Burada kalış için net bir bilgi veremiyorum. Çünkü ben bir evde kalıyorum. Otel bulma konusunda sıkıntı çekmeyeceğiniz bir yer. Yeni inşa edilen bir sürü otel var. Daha uygun fiyata kalacağınız yerler de bulmakta sıkıntı çekmezsiniz. Geceliği 40$la 70$ arasında değişiyor. 

Tebriz’deki birçok tarihi eser, şehirde yaşanan depremler yüzünden yıkılmış. Kalanları, burada size anlatmaya çalışacağım:

Arg-e Tebriz

Tebriz Kalesi’nin tamamı tuğladan örülmüş. 500 yıl kadar önce yıkılan bir caminin yerine yapılmış. Diğer adı, o caminin adına gönderme yapılarak Mescid-i Alişah
(Alişah Camisi). Aslında caminin çoğu harap durumda. Bir tek mihrap sağlam kalmış. Kalenin yüksek duvarlarının bir dönem idam cezalarının infazı için kullanıldığı söyleniyor.

Kapalı Çarşı(Bazaar)

Sadece Tebriz’in değil, İran’ın ekonomisinin önemli temel taşlarından. Ülkeye birçok mal burada çalışan tüccarlar tarafından getiriliyor ya da ihraç ediliyor. İstanbul’daki Kapalıçarşı’ya çok benziyor. Ama daha egzotik, yerel, kalabalık ve labirenti andırıyor. Burada en güzel dolaşma şekli kaybolmak. Nereye gittiğinizi bilmeden dolaşın. Sapın sokaklara… Yorulduğunuzda çay molası verebileceğiniz yerler çok. 


Tebriz Kapalı Çarşı


Tahminen 1000 yıllık bir yer. Günümüzdeki halini 15. yydan beri korumuş. İç yolları toplamı 3.5km uzunluğunda. 7350 dükkan ve 24 kervansarayı barındırıyor. Beş bölümden oluşuyor. Halıcılar, baharatçılar, kuyumcular, ayakkabıcılar, ev eşyaları. Çarşının kuzeyindeki caddelerde de ticaret çok canlı. Peynirciler, yağcılar, bisküviciler, çaycılar sattıkları mallara göre ayrılmışlar. Aynı malları satanlar genelde yan yana dükkanlarda. Türkiye’ye İran’dan gelen kaçak çayın merkezi de burası. Meşhur Tebriz halılarının olduğu bölüme mutlaka bakın. O kadar pahalılar ki, sadece bakmakla yetinin derim.
Tebriz Kapalı Çarşı
Tebriz Kapalı Çarşı
Tebriz Kapalı Çarşı
Tebriz Kapalı Çarşı



















Tebriz Kapalı Çarşı

Fotoğraf çekmek için oldukça iyi bir yer. İnsanların fotoğraflarını çekerken biraz zorlanıyorsunuz. Nahara yatmış esnafları yakalamak oldukça keyifli. Tabi izin kopartabilirseniz. (Nahar: İran’da öğleden sonra verilen mola. Kent içinde dükkanlar saat 14.00 ile 16.30 arasında kapalı olabilir.)


Kapalıçarşı’nın güneyindeki Şeriati caddesinde karnınızı doyurabileceğiniz bir sürü yer bulabilirsiniz. Çarşının hemen girişindeki yufka içi patates ve yumurta satıcılarından da oldukça ucuza yemek mümkün.
Şeriati caddesinden sola Imam Humeyni Caddesine sapıp beş dakika yürüyünce Tebriz’in ünlü Mavi Cami'sine varıyoruz.


Mescid-i Kabud (Mavi Cami)

Mescid-i Kabud

Birçok deprem geçirmiş. Yapılış tarihi 1465. İyi bir restorasyon görmüş. İçinde ve dışında turkuaz renginde çiniler göz alıcı. Zaten camiye “İslam’ın Turkuazı” da deniyor. Mavi çiniyle yazılmış 1001 tane Allah adı var. Giriş yüksekliği 17m. Kolonlarda Allah, Muhammed, Ali isimleri usta bir duvarcılıkla bezenmiş.


Mescid-i Kabud



Afzaladdin Bedel Khagani

Caminin bahçesinde 12.yüzyılın ünlü Azeri şairi Afzaladdin Bedel Khagani’nin bir heykeli bulunuyor. Bahçe “Khagani Bahçesi” olarak biliniyor.

Azerbaycan Müzesi

 Mescid-i Kabud’un hemen yanında. Kocaman ahşap kapısının önünde taştan iki koyun heykeli var. Kolaylıkla bulursunuz. 1957’de açılmış, 1962’de yenilenmiş.
Giriş katında “aşıklar” ismi verilen yüz yüze yatırılmış iskeletler ilgi çekici. Bu iki iskelet Hasanlu Bölgesinden getirilmiş.
Müzede, geçmiş dönemlerden kalma gümüş işleri, bronzlar, su kapları, eşyalar görebilirsiniz. 4000 yıl öncesine giden tarihi kalıntılara da rastlayacaksınız.


Azerbaycan Müzesi

Müzenin en alt katında İranlı heykeltraş Ahad Hüseyni'nin çeşitli çalışmaları sergileniyor. İnsanların hayatı, dünyadaki sorunlar, açlık, savaş, siyasi rejimler üzerine...Bu heykellerin hepsinin yapımı beş yıl sürmüş. Bu heykelleri görmenizi tavsiye ederim. Bence çok başarılı. 

Ahad Hüseyni'nin çalışmaları

Şairler Mezarlığı


Yetiştirdiği çok sayıda meşhur şairle tanınan Tebriz, dünyada şairleri için özel olarak yapılmış bir “Şairler Mezarlığı”na sahip olan tek şehir. Tebriz’in kuzey tarafındaki bir tepenin yamacına yapılmış olan mezarlığa definler yapılırken, edebiyatçı ve şairlerin isimleri kayıt altına alınmaya başlanmış. Zamanla buraya çok sayıda şairin cenazesi gömülmüş. Ünlü şairler de katılınca burası Şairler Mezarlığı’na dönüşmüş. 500 kadar şairin gömülü olduğu söyleniyor. Buradaki en ünlü şair Tebriz’in yetiştirdiği Şehriyar. Diğer önemli şairler Saib Tabrizi, Ohadi Maraghani, Seikh Mahmoud, Shabistani.

Şehriyar

Şah Gölü (İl Gölü)

Şah Gölü


Şah Gölü

Şah Gölü

Şah Gölü

Merkeze çok yakın bir mesafede, geniş bir havuzun etrafındaki bir park alanı. Şehrin trafiğinden uzaklaşıp dinlenmek için güzel bir yer. 

Havuzun tam ortasında Kaçar dönemine ait saraylardan birisi restore edilmiş ve lüks bir restoran olarak kullanılmaya başlanmış. Ama restoranından çok memnun kalmadım. Kebapları muhteşem diyemeyeceğim. Orada yemek yerine girişindeki yol üstü restoranlarından birisini tercih etmenizi öneririm. 


Şah Gölü


Şah Gölü





















































Etrafında yürüyüş alanları var. Kızlı erkekli badmington ve voleybol oynayan gençleri görebilirsiniz. Yalnız bilmeniz gereken bir şey var; Tebrizliler buraya El Gölü denmesinden hoşlanmıyorlar. Çünkü devrimden sonra Şah Gölü’nün adı mollaların baskısıyla değişmiş. Geceleri çok renkli, akşamları kalabalık…


Kendovan

Dünyanın en önemli kaya şehirlerinden biri olarak gösterilen Kendovan'ı diğerlerinden ayıran özelliği, halen içinde insanların yaşaması. Kayaların içi oyularak yapılmış yaklaşık 100 ev var. Arı kovanına benziyorlar. Bölgede yaşayan halkın en önemli gelir kaynağı ise arıcılık. Hayvanları için de yine kayaların içi oyularak yapılmış çok sayıda barınak ve ahır var. 


Kendovan

Kendovan

Şehrin tarihine ilişkin net bilgiler yok. Yaylalarda yaşayan insanların Moğol saldırılarından korunacak güvenli sığınaklar oluşturmak için bu kayaları oyduğu söyleniyor. Daha sonra da etrafındaki Sehend Dağları, yeşil meraları ve su kaynakları sebebiyle burada yaşamaya devam etmişler. 

Kendovan
Gün geçtikçe artan turist sayısı bal, kuruyemiş, kuru meyva gibi ürünleri ve yöresel el sanatlarını satan halkın bir bölümünü memnun etse de, bir çok Kendovanlı sürekli evlerinin çatısında dolaşan turistlerden rahatsız. 


Kendovan

Kendovan 

Tebriz'e uzaklığı 65 km. Arabasızsanız taksilerle iki saat orada bekleyecek şekilde, en fazla 50 bin tümene anlaşabilirsiniz. Oraya varmak için Osku'dan geçeceksiniz. Yol boyunca içinden geçeceğiniz köyler ilginizi çekebilir. Kendovan, bizdeki Kapadokya'nın bir benzeri. 

Konaklamak için köy evlerini araştırabilirsiniz. Ayrıca dört yıldızlı Lale Rock Otel'de de  yerden ısıtmalı odalarda biraz daha pahalı bir fiyata kalabilirsiniz. 

Tebrizlilerin piknik yeri gibi. Suyu çok şifalı. Çarşıdaki çeşmeden su içmeyi ve yanınıza su almayı unutmayın. Böbreklere iyi geldiği biliniyor. Yoğurt ve süt ürünlerinin, balların en doğalını burada bulabilirsiniz. Erdebil'den de bal almıştık ama kıyaslamak gerekirse, Kendovan'ın balı daha lezzetli. Çarşı'da turlayıp, kaya evler arasında dolaşarak güzel bir gün geçirebilirsiniz. 

Hepinize iyi gezmeler...



4 yorum:

  1. Bir gün İran' a gidersek tecrübelerinizden faydalanacağız inşallah...

    Homeros7

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bloğum size yardımcı olur. Bir gün mutlaka İran'a gidin. :-)

      Sil
    2. Direk size danışırız Öyküm Hanım, bu arada geçmiş doğum gününüzü de kutlar, sevdiklerinizle birlikte nice doğum günleri dileriz,

      Homerosgiller,
      Fethiye

      Sil
    3. Homerosgiller unutmaz dediydim zaten. Teşekkür ediyorum efenim.

      Sil