Bumerang

10 Mart 2016 Perşembe

VENEZUELA GÜNCESİ

Uzun suredir bloğa bir yazı yazamadım. İran gibi bir ulkede daha sık yazıyordum. Herkesin “Latin Amerika'da mısınız? Venezuela harika bir yer olmalı.” diyerek gıpta ettiği bir yerde de yazamadım işte. Elim bir türlü gitmedi klavyeye. Bahane yaratmak istedim mi bu konuda benden iyisi yoktur. Ülkemden, ailemden kilometrelerce uzak bir yerde tek başıma çocuk büyütmek zorunda kalmam da önemli bir etken tabi ki. Neyse ne..Anlatmaya başlıyorum işte.



Şimdi arkanıza yaslanın ve şöyle bir ülke düşünün:
365 günün 365 günü de güneş var. İki tip mevsim yaşıyorsunuz. 6 ay yağmurlu, 6 ay da kurak. Yağmurlu mevsimlerde bile sizi serinleten bir yağmurun arkasından güneş çıkıyor. Her seferinde çıkan iki gökkuşağının seyrine doyum olmuyor. Oğlumun evde canı sıkılıyor. Hava güzelse evde niye duralım değil mi? Parka iniyoruz. Sitenizin bir parkı yoksa bile, doğanın içinde korunmuş bir sürü yeşil alan bulabilirsiniz evinize yakın. Arabanızla oraya gidebilirsiniz. Parkta çimlerin üzerinde koşan oğlum, kahkahalarla içimi ısıtıyor. Aniden rengarenk kanatlarıyla uçuşan bir çift kelebeğin peşine takılıyoruz birlikte. Kelebek dediysem bizim oradakiler gibi değil. Onlar da bana göre harika. Ama buradakiler sadece belgesellerde görebildiklerimizden. Fosforlu renkleriyle uçuşurken sizi hipnotize ediyorlar adeta. 
Kuşlar da öyle. İnanılmaz güzellikte renkleri ve sesleri var. Sinek kuşlarına hiç bu kadar yakından bakmamıştım. Kaktüslerin çiçeklerine bayılıyorlar. Ne kadar hızlı kanat çırpışları var. Sonra aniden sessizliği yaran ötüşleriyle papağan sürüsü geçiyor. En az iki tane olacak şekilde uçuyorlar. İki tip papağan var. Hani şu bizlerin tatil beldelerinde her nasıl eğitildilerse, özgürlüğü bilmeyen, uçmayı unutan, para vererek foto çektirdiklerimiz. Diğeri de daha minik. Bir de yaban tavuklarından bahsetmeliyim. Tavuğun uçan cinsinden ama. Guacharaca adı. İğrenç sesleriyle (gerçekten iğrenç) sabah 5.30'ta sizi uyandırıyorlar. Amazon ormanlarındaymışçasına bir his. Oğlum erkenden kalktığı için beni pek rahatsız etmiyor tabi ki. Ama tüm bu güzelliklerin arasında onların sesleri de bu harika doğanın bir parçası olarak dinlenmeye değer. Adını bilmediğim bir çeşit kuş var. Daha yabani. Buranın kötü kuşları. Akbabaya çok benziyor. Eğri boyunlarıyla, oğlumun oyun oynadığı yere yakın bir ağacın tepesinden bize bakıyorlar. Yüksek bir apartmanın 8.katında yaşadığımız için oğluma bu kuşların süzülüşlerini gösterebiliyorum. Şahin ve kartal benzeri başka kuşlar da var. Tüm bunlar, Caracas'ın dağa kurulmuş bir kent olmasından kaynaklanıyor. Aslında ormanın tam da ortasına.
Parque del Este
Sıcaklık merkezden biraz daha düşük. 30'u geçmiyor. Bazen parkta oynarken rüzgardan korunmak için ince bir ceket giymek zorunda kalabiliyoruz. Deniz kenarına 30km uzaklıkta. Canın yüzmek mi istedi atla git. Trafik yoksa yarım saat sonra oradasın. Ama nem oranı artıyor. 35-40 derece sıcaklıkta okyanusun serin sularına bırakabilirsin kendini.

En fazla alışveriş merkezi olan kent Ankara sanırdım. Yanılmışım. Caracas'ta da çok fazla var. Alışveriş yapmayı seviyorsan yaşadın.
Parkları mı seviyorsun? Kentin ortasında öyle bir park var ki, Türkiye'de bu kadar güzelini görmedim. Kentin kalbinde müthiş bir doğal alan. Bu doğal alan canlılarıyla birlikte korunmuş. Maymunları ve tembel hayvanları (folivora) görebiliyorsun. Sincaplar ortalıkta bizim gibi dolaşıyor. Burada kedi yerine iguanalar var etrafta. Parklarda görünce korkabilirsiniz biraz ama gerçekten de evciller. Sadece Parque del Este değil tabi. Onun dışında siteler arasına da kurulmuş bir sürü park var. Bizde yeşil korunmadığından insan şaşırıyor.

Los Roques
Latin Amerika'nın en üst bölümünde. Etrafında da gidilecek, gezilecek, görülecek yerleri oldukça fazla. Küba'ya gidin, Miami yakın. Panama, Dominik Cumhuriyeti, Peru, Brezilya, Meksika.... Karaip Denizi'nde adaları var. Muhteşem ötesi yerler. Özellikle Ros Roques gidilesi, görülesi bir yer. Milli Park olarak kabul etmişler zaten. Doğaya gerçekten saygılılar. Bizde olsa çoktan mahvetmiştik demekten alıkoyamıyorum kendimi. Tucacas'taki milli parklar da Los Roques kadar olmasa da arabayla 4 saatlik mesafede oldukları için tercih edilebilirler. Çok büyük bir ülke, Amazon ormanları orta bölümünde yer alıyor. Amazon bölgesini görebilmek için Kanaima'ya gidebilirsiniz, şimşekleriyle ünlü Katatumba'ya gidebilirsiniz.

Gezme konusunda sıkıntı yaşamazsınız. Çoluk çocuk da yoksa, burası tam bir cennet. Biz çok gezemedik, siz gezin diye söylüyorum.
Los Roques

İnsanları çok sakin. Kimse kimseyle trafikte kavga etmiyor, bağırmıyor. Yayalara saygılılar. Sabırlılar. Çocukları dışarıya çıkarmayı seviyorlar. Hatta hastane çıkışından gelmişler diye düşündüğüm minnacık bebekler incecik kıyafetlerle dışarıdalar. Klimalı ortammış, aman üşütürmüş, dışarıda sivrisinek varmış. Kasmıyorlar.

Dış görünüşe çok özen gösteriyorlar. Estetik ameliyatları seviyorlar. Burada daha uygun fiyatları. Memesine, bir de poposuna slikon taktırmayan yok gibi. Burun yaptırmak, saç ektirmek, bir de diş teli takmak onlar için çok gerekli. Varsın dünya yıkılsın, ama dişleri inci gibi olsun.

Kızları bakımlı, güzel. Ama her sene güzellik yarışmalarında birinciliği alacak kadar mı güzeller bilemedim. Kıskançlığımdan söylemiyorum. Varsa bile, estetik harikası olduklarını da biliyorum. Ama vücut yapıları güzel. Slikon popo yaptırmalarına gerek yok ki, beller incecik, kalçalar dolgun. Genetik olarak öyleler. Seksi giyinmeyi seviyorlar. Tayt milli kıyafetleri. Kilolusu, incesi, yaşlısı, genci fark etmez, o tayt giyilecek ve mümkünse üstü kısa olacak ki popo dışarıda kalsın. Kimse kimseye de bakmıyor. Onlara bakan bir çift göz varsa o da benimdir herhalde. Alışık değilim bu kadar özgüvenli insan görmeye. Sırf kıyafet konusunda değil, her konuda özgüvenleri tam. Yürüyüşleri harika. Çene yukarıda, dünyaları ben yarattım der gibi süzülüyorlar dışarıda. Bu kadar rahat giyinmeye, taciz ve tecavüz vakaları da yüksek diye düşünüyorsunuzdur değil mi? Başka bir yerde olsalar maalesef evet ama burada yok denecek kadar az. Bu konuda onları takdir etmemek mümkün değil.

Restoranlarında fiyat sormadan rahatlıkla yemek yiyebilirsiniz. Çünkü liranın değerli olduğu tek yer burası. Dolarınız varsa yaşadınız. Sizin zengin sayıldığınız bir yer.

Havası müthiş, iklimi müthiş, insanları sakin, ucuz..... Sadece bu kısmı yazıp bıraksam hepinizin burayı görmek istediğini duyar gibiyim.

Ama bu yazı sadece Venezuela'ya giriş yazısı. Anlatmakla bitmez. O kadar çok şey var ki kafamda nereden başlayacağımı bilemiyorum. Giriş, gelişme, sonuç gibi yazmaya karar verdim ben de. Eleştiri metodu olarak sandviç yöntemini duydunuz mu hiç? Sandviç yöntemi vakti zamanında bana çok uygulanmıştı öğretmen olarak çalıştığım bir özel okulda. Eleştirmenin, karşı tarafı incitmeden söylenmeye çalışılması. Biraz riyakar da gelse zaman zaman, şu anda burayı anlatırken başka bir anlatım şekli gelmiyor aklıma. Dan diye giriş yaparak korkutmak istemem. Merak etmeyin, sandviçin en altında yine besleyici, güzel bir ekmek dilimi daha var. Hikayeyi mutlu sonla bitmiş gibi yapacağım. Sandviçin mayonezli, ketçaplı, baharatlı, orta bölümü için sizleri diğer yazılara bekliyorum. Acıyı da seviyorsanız, tam ağzınıza layık.













Not: Fotoğraflar şu sitelerden alınmıştır:

http://theyrecallingtome.com/2014/04/16/venezuela-before-the-world-collapsed/
https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Ara_ararauna_-Parque_del_Este,_Caracas,_Venezuela_-eating-8.jpg
http://lagranciudad.net/home/falta-de-paramedicos-y-vigilantes-cobra-victimas-en-parque-del-este/
http://nextstop.com.ve/viajar-a-los-roques-turismo-en-venezuela/
http://wanderingtrader.com/venezuela/best-things-to-do-in-venezuela-tourist-attractions/




















7 yorum:

  1. Kotu hicbir sey yok mu? Yazinin devaminda elestrileri de bekliyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. Diger yaziyi gözden kacirmis olmalisiniz. Gezmek mi? Yasamak mi baslikli yaziya da göz atin.10 sayfa kadar sikayet ettim :-)

      Sil
  2. Canım benim kalemine sağlık. Bence bu bloglardan bir kitap bile oluşturabilirsin.Bizde ilgiyle ve keyifle okuruz. Kendine ve ailene dikkat et. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Canım benim yazılarını yeni keşfettim ve keyifle okudum çok güzel yazmışsın yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gulsume'cigim teşekkür ederim. Uzun suredir yazamadim. Yeni yazilara da beklerim. :-)

      Sil
    2. Gulsume'cigim teşekkür ederim. Uzun suredir yazamadim. Yeni yazilara da beklerim. :-)

      Sil