Bumerang

2 Şubat 2017 Perşembe

HİÇ Mİ İYİ BİR ŞEY YOK?

Venezuela ile ilgili öyle yazılar yazdım ki, benim dahi içim karardı ve oturdum bilgisayarın başına, iyi yönlerini bulmaya çalıştım. Biraz zor oldu tabi.

***Tüm bekleme ile geçen hayatlarına rağmen sakinler, sabırlılar. Trafik feci aslında. Ne hatalar, ne kazalar oluyor ama kimse kavga etmiyor, zırt pırt korna çalan birileri yok.

***İnsanların mimiklerini, gövdelerini, el ve kollarını kullanarak tutkulu bir şekilde konuşmaları çok hoşuma gidiyor. Bizi buralara sürükleyen Ispanyolcaydı. Tam olarak öğrenemesek de olsun, hala çok seviyorum. Kim bilir belki diğer ülkede İspanyolca kursuna giderim. Komik olur, evet. Burada yapamadım, orada bulurum bir yolunu.

***Aksanlarına bayılıyorum. "Mas o menos"u "mah o menoh" okumaları, "este"yi "ehte", bir de ingilizcedeki "well"kelimesi yerine "entonces"kelimesini uzatarak kullanmaları hoşuma gidiyor. Dil çok melodik gerçekten. 

***Venezuelalılar ilk başta biraz utangaç ve çekingenler. Alıştıkça ısınıyorlar ve çok sıcakkanlı insanlar. Herkes selamlaşıyor. Hal hatır soruyor.

***Çocukları çok seviyorlar. Avrupalılar gibi yanağa dokunarak ya da karşıdan değil. Bizim gibi seviyorlar.


***İklime diyecek hiçbir lafım yok. Harika, harika, harika.... 365 gün güneş, ara ara yağan yağmurlar, ılık rüzgarlar. Çok özleyeceğim çok.

***Bu iklim sayesinde hafif kıyafetlerle yaşamak da çok keyifli. Tam benlik. Neredeyse bir şort, bir pantolon ve tişörtle geçirdim iki seneyi.


***Doğası inanılmaz güzellikte. Muhteşem yapıdaki ağaçlar, çiçekler. Tarzanın sallandığı ağaçların uydurma olmadığını da burada anlamış oldum. Sanki ağacın her yerinden ipler sallamış birisi aşağıya, atlasan sallanacaksın Jane gibi. Öyle heybetli ağaçlar var ki, öyle ulu, bakarak dallarına, çiçeklerine, yapraklarına bir ömür geçirebilirsin. Terapiye falan ihtiyaç yok. Belki sakinliklerini bu doğaya borçlulardır.

***Doğa bu kadar harika olur da hayvanları muhteşem olmaz mı? Bildiğin vahşi doğa. Rengarenk kelebekler, sinek kuşları, rengarenk adını bilemediğim, muhteşem güzellikte kuşlar ve onların huzur veren sesleri.

***İklim sıcak ama Venezuela'lılar en ufak bir hava değişikliğinde(Bir iki derece düşüşten bahsediyorum) hava çok soğuk, üşüdüm diyerek ceketlere sarılıyorlar. Tuhaf belki ama ben çok şirin buluyorum bu davranışları. Sıcağa çok alıştıkları için de hemen hasta oluveriyorlar.

***Soğuk özlemi var. Örgü bere, diz altına kadar bot, bazen boğazlı kazak ve deri ceket giyenler görebiliyorum. Yine bana çok şirin gelen davranışlarından biri. 

***Kadınlarının, ekonomik durumu ne olursa olsun, bakımlı oluşları, kıyafetlerine dikkat etmeleri (fazla dış görünüşe önem vermeleri de bazen sıkıntı) ,kendinden emin yürüyüşleri görülmeye değer. Şöyle bir kafanızı çevirip bakıyorsunuz. Güzellik kraliçesi çıkaracak kadar çok güzel gördüm mü, hayır. Ama estetik harikası kadınlar gördüm evet bunu da buraya not düşeyim.

***Gerçekten spor yapıyorlar. Burada, güvenlik sıkıntısına rağmen bisiklete binen, yürüyüş yapan, koşan, mahalle aralarındaki spor amaçlı parklarda bilinçli spor yapanları görebilirsiniz.

***Benzin ucuz değil, bedava. 1Litresi 6 bolivar. 1Dolar da 3000 bolivar. Hesaplamasını size bırakıyorum. Gezebilsek bir de harika olacaktı tabi.

***Kadınlı erkekli futbol dahil, birlikte spor yapmayı sevdikleri için Venezuellalıları ayakta alkışlıyorum. 

***Tequennnosu güzel. Bizdeki sigara böreğinin daha hamurlu hali, ortasında mozarella peynir dolgusu var.

***Churroya bayılıyorum. Tulumba tatlısının ince uzununu düşünün. Bi de onu şekere buladıklarını. Üzerine de çikolata sosu. Nefis!

***Arepayı sevmeye başladım. Sadece mısır unu, su ve tuzdan yapılıyor. Minik yassı ekmekler. Arasını açıyorsun. Sıcak sıcak, göm içine peyniri, avokadoyu, istediğin sostan da dök üstüne. Off!

***Ponche crema denen çoğuna göre ağır gelebilecek bir içkisi var. Ben sevmiştim. Santa Teresa markasının kaliteli ponche kreması var ama siz isterseniz evde de yapabilirsiniz. Süt, yumurta, ve romdan yapılıyor. Tarifini şuraya bırakıyorum.
 https://www.youtube.com/watch?v=KQGswFQVbuc

***Cafe con lechesinde bahsetmemek ayıp olur. Süt kıtlığına rağmen, hala güzel yapan kafeler var. Zaten Venezuela eskiden çok iyi bir kahve üreticisiymiş. Bu yüzden kahveden iyi anlıyorlar.

***Meyveleri muazzam. Her gün 1 avokado yiyebilirim. Ananası, muzu, platano denen olgunlaşmamış muzu, nisperosu, papayası (burada lechosa deniyor), adını hatırlayamadığım değişik meyveleri(ithal de olsa çoğu) leziz. Nisperodan özellikle bahsetmeli. Kabak tatlısının meyvesini yapmışlar sanki, bir de kabuğunu soydun mu eşit parçalara bölünüyor. Etkileyici...

***Eskiden tatlı ve dondurmalarıyla ünlüymüş. Karakas merkezde hala çok iyi dondurma yapan, çeşidi bol yerler var. Süt tozu ile yaptıklarına eminim. Süt,un ve şeker sıkıntısı sebebiyle çok da özel tatlılar yemedim. Ama olanlar güzel mi güzel.



***Los Roques ve Canaima, buradayken görülmeye değer. Ben Los Roques'e gidebildim. Unesco tarafından koruma altına alınmış, bir kaç küçük adacıktan oluşuyor. Ulaşımı zor ama gidip görmeye değer. Canaima ise sivrisineklerden ötürü çocukla riskliydi, gidemedim. Amazonlara doğru, dünyaca ünlü Angel şelaleleri ve Roraima dağı da Canaima bölgesinde.
Los Roques hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.
https://www.youtube.com/watch?v=MeT0txRfdug
Canaima için ise buraya. https://www.youtube.com/watch?v=XDwpfIZOLtI


***Alışveriş merkezlerinde çocuklara özel berberler var. Oyuncağı bol, güler yüzlü, neşeli insanlar çalışıyor. Çizgi film izletiyorlar ağlamasınlar diye.

***Ülkeye zor sokulan yeni model arabalar sebebiyle ve alım gücünün düşüklüğü sebebiyle eski model araba çok trafikte. Özellikle otobüsleri. Bazen eski zamanlarda yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyorum. Ama bir Küba değil tabi ki. Hepsi bakımsız.

***Çocukları gerçekten mutlu. Çünkü hava muhteşem. Her gün dışarı çıkabiliyorlar. Her gün oyun oynayabiliyorlar.

***Filmleri de güzel. Burayı daha iyi tanımak için bir kaç film önerisi de verebilirim:
Hermanos
Desde Alla
Pelo Malo
El Manzano Azul
Oriana
Araya
Azul y Tan Rosa
Piedra, Papel y Tijera
El Regreso
Reveron


Gördünüz mü? O kadar da olumsuz değilim. İstediğim zaman nasıl da güzel taraflarını yazabiliyorum. 

Geçenlerde yurttaşımızın biri uğradı Karakas'a. İnternetten Venezuela'ya yerleşmeniz için 10 neden isimli bir makaleyi okumuş da gelmiş. Aynı gün soyup soğana çevirdiler. Siz siz olun benim bu yazdıklarıma kanıp da buralara gelip, yerleşmeye kalkmayın. Bu yazıma ve bu yazıma da bir göz atın.
İyi okumalar...









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder